Duyurular

...

5 ARALIK DÜNYA KADIN HAKLARI GÜNÜ MESAJI

 

 5 Aralık 1934 tarihinde 1924 Anayasasında yapılan değişiklik ile Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde Türk kadınına milletvekili seçme ve seçilme hakkı verilmesinin ardından 5 Aralık tarihi “Dünya Kadın Hakları” günü olarak ilan edilmiştir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bugünü dünya kadınlarına ithaf ederek kadınların yaşadıkları hak ihlallerinin tüm dünyanın sorunu olduğunu göz önüne sermesi, O'nun kadın hakları konusundaki ufkunun ne kadar geniş olduğunun kanıtlamaktadır.

 Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kadın hakları konusunda çağının oldukça ötesindeki vizyonunu hatırlamak ülkemiz insanlarına, ülkemiz başta olmak üzere dünyanın çeşitli yerlerindeki kadınların yaşam hakkı ihlalleri başta olmak üzere, eğitim, sağlık, istihdam vb. pek çok konuda yaşadıkları hak ihlallerini önlemek için çaba harcama sorumluluğu doğurmaktadır.

 Kadınlar cinsiyetleri nedeni ile sadece ülkemizde değil dünyanın pek çok yerinde ev içinde, iş yaşamında ve diğer kamusal alanlarda sadece devletler tarafından değil kişiler tarafından da doğum öncesi süreçten başlayarak yetişkinlikleri süresince yaşam haklarına yönelik ihlaller başta olmak üzere sağlık eğitim ve istihdamlarına yönelik pek çok hak ihlaline maruz kalmaktadır. Bu nedenle kadınların yaşadıkları hak ihlallerini önlemek için ülkelerin birbirleri ile işbirliği yapmaları ülkemizin de bu işbirliğinin önemli bir bileşeni olması gerekmektedir.

 Kadınlara yönelik hak ihlallerini önlemeye yönelik uluslararası işbirliğinin önemli sonuçlarından biri de bu ihlalleri önlemeye yönelik olarak yapılan uluslararası sözleşmelerin gerekliliklerini yerine getirmektir. Bu bağlamda, ülkemizin de taraf olduğu başta “Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW)” gereğince kadınlara yönelik ayrımcılığın ortadan kaldırılması ve kadın erkek eşitliğinin sağlanması ile “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadele” hakkındaki “Avrupa Konseyi Sözleşmesi” uyarınca kadınları zorla ikincil konuma sokan kadına yönelik şiddetin ortadan kaldırılması için devletimizin tüm kurum ve kuruluşları sorumluluklarını yerine getirmelidir.

 Ülkemizin taraf olduğu “Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi (CEDAW)” ile “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin önlenmesi ve Bunlarla Mücadele” hakkındaki “Avrupa Konseyi Sözleşmesi” kadın hakları ile ilgi olarak üniversitelere de sorumluluk yüklemektedir. Bu sorumluluğun gereği olarak Yükseköğretim Kurulu tarafından 28.05.2015 tarihli genel kurul kararı ile tüm üniversitelere yönelik “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Tutum Belgesi” hazırlanmıştır. Bu belge tüm üniversitelere toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin temel bir problem olduğundan hareketle üniversitelerin bünyelerinde toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin dersler konulmasına, bilgilendirme toplantıları yapılmasına, yöneticiler, idari ve akademik personel ve öğrencilere toplumsal cinsiyet eşitliği anlayışını kazandıracak faaliyetlerde bulunulmasında, üniversitelerde cinsel taciz ve cinsel saldırı dâhil her türlü taciz ve şiddetin önlenmesi için mücadele edilmesine kadar pek çok sorumluluk yüklemektedir.

 Biz Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi (KADAUM) olarak “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Tutum Belgesi” uyarınca Çukurova Üniversitesinde Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini sağlamak için üzerimize düşen sorumluluklarımızı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kadın hakları konusunda çağının oldukça ötesindeki vizyonunu hatıratımızdan hiç çıkarmadan, yerine getirmek için gayret göstermeye devam edeceğiz.